Güncel Haberler
- Kasim 14, 2009 Heidenheim Türk Okul Birligi´inde 2009/10 dönemi icin yeni yönetim üyeleri yapilan secim ile belirlendi.
- Aralik 21, 2009
Realschule ve Gymnasium´a
gidecek olan ögrencilerimizin velilerini biraz olsun bilgilendirmek adina
seminer düzenlendi.
Heidenheim’daki Anaokullarında Türk Ailelerine
Bilgilendirme Yapılıyor

anaokullarını (Hölderlin Ki-ga, Städtisches Ki-ga) gezerek Türk çocuklarının
ailelerini bilgilendiriyor.
Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan Coşkun Öğretmen:“Bölgemdeki
anaokullarını gezip,Türk çocuklarının aileleriyle biraraya gelip karşılıklı sohbet
ediyoruz,onlara eğitimin öneminden,yapabilecekleri durumlardan bahsediyoruz“
dedi.
Diğer anaokulları da ziyaret edeceğini belirten Coşkun Ekici,sözlerine şu şekilde
devam etti:“Anaokulu,çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal
deneyimdir.Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu bir ortamdan
uzaklaşıp ilgiyi,sevgiyi paylaştığı,bir düzen içinde grup halinde hareket
ettiği,beklemeyi,sabretmeyi öğrendiği,tüm ihtiyaçlarını karşılaması için
desteklendiği ilk ortamdır.Çocuk yuvaya giderek öncelikle düzen öğrenir.Her gün
aynı saatte kalkıp,aynı düzen içinde okuluna gitmektedir.Bu ev yaşamında da
düzen sağlar.Belirli bir saatte yatmayı, düzenli olarak kahvaltı etmeyi
öğrenir.Düzenli ve sürekli arkadaşlıkları olur.Arkadaşlarını aramaya, onlar
tarafından aranmaya başlar.Arkadaşlık ve arkadaşlarıyla paylaştıkları önemli
olmaya başlamıştır.Anne-babası dışında öğretmeni ve okuldaki arkadaşları
hayatında önemli olmaya başlarlar.Başka insanlarla ilişki kurmayı ve sürdürmeyi
öğrenir.Evde ortaya çıkan sorunlarda sorun çözmek zorunda kalmayabilir ancak
yuvada örneğin oyuncağını paylaşması gerektiğinde uygun yöntemle
yaklaşamazsa hayal kırıklığı yaşayabilir ve bu yolla zaman içinde problem
çözmeyi öğrenir.Kabul görmek,kabul etmek gibi sosyal kavramlar gelişmeye ve
önem kazanmaya başlar.Yaşayarak, deneyerek öğrenme fırsatı elde eder.Her tür
bilgi grupla etkileşim halinde öğretilmektedir ve mümkün olduğunca çocukların
bir çok duyusuna hitap edebilecek bir öğretim planı uygulanır.Bu nedenle çocuğa
evde öğretilen sistemsiz ve düz bir bilgiye oranla çok daha kalıcı ve muhakemeye
olanak veren zengin bir öğrenme ortamı sağlanmaktadır.Bu tarz öğrenme
çocukta sürekli bir öğrenme isteği ve
ihtiyacı olusturmaktadır“ dedi.
Eğitimin anne karnındayken başladığını da vurgulayan Coşkun Ekici:“Tüm bu
bilgi ve deneyimin 6 yaşından önce kazanılmasının asıl önemi çocuğun zihinsel
ve duygusal gelişimi için bu yılların çok önemli yıllar oluşudur.Bu dönemde
edinilen bilgiler hem çok kolay öğrenilmekte hem kalıcı olmakta ve öğrenme
alışkanlığı geliştirmek açısından önem taşımaktadır.Anaokuluna giden çocukların
gitmeyenlere oranlar ilkokulda çok daha uyumlu ve başarılı oldukları
bilinmektedir.Ayrıca sosyal uyum ve arkadaşlık geliştirme becerileri açısından
okul oncesi eğitim almış olan çocuklar çok daha şanslı olmaktadırlar.Okul öncesi
eğitimin başka bir önemi de çocukların gelişimlerinin takip edilmesidir. ünkü
anne-babalar çocuklarının gelişim alanlarını dikkatle takip edebilecek bilgi ve
beceriye sahip olmayabilirler.Ayrıca her çocuk gelişiminin bazı alanlarında
sorunlar yaşayabilir,ileriki yaşlarda yaşaması olası bazı problemlere ait ipuçları
verebilir.Bu belirtileri fark etmenin ve en uygun müdahalenin ne olduğuna karar
vermenin en iyi yolu çocuğun anaokulu gibi yapılandırılmış bir ortamda düzenli
şekilde takip edilmesidir.“ dedi.
